Kesinleşen Ceza Ne Zaman İnfaz Edilir? Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektifinden Bir İnceleme Adaletin doğası üzerine yapılan felsefi tartışmalar, cezanın verildiği anda bitmediğini, aksine bir dizi etik, epistemolojik ve ontolojik meseleyi beraberinde getirdiğini ortaya koyar. Ceza, yalnızca bir cezalandırma değil, aynı zamanda toplumun değerlerini ve hukuk sisteminin iç işleyişini anlamamıza olanak tanıyan bir araçtır. Bir cezai kararın kesinleşmesiyle birlikte, bu cezanın infaz edilip edilmeyeceği, ne zaman infaz edileceği, toplumsal adalet anlayışının ne kadar esnek veya katı olduğunu sorgulamamıza neden olur. “Kesinleşen ceza ne zaman infaz edilir?” sorusu, yalnızca hukuki bir mesele olmanın ötesine geçer. Bu soru, bir yandan adaletin zamansal…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Iade Onayı Kaç Gün Sürer? Tarihten Günümüze Değişen Süreçler İade Onayı, alışveriş dünyasında giderek daha fazla tartışılan ve önemli bir konu haline geldi. Birçok kişi için, ürünü satın aldıktan sonra geri iade etmek kadar önemli bir mesele varsa o da, bu iade işleminin ne kadar süre zarfında onay alacağıdır. Ancak, bu sürecin zaman alması yalnızca modern dönemin bir sorunu değildir. Tüm insanlık tarihine baktığımızda, toplumsal yapılar, ticaretin evrimi ve iş yapış biçimlerinin değişmesiyle paralel olarak iade ve geri ödeme süreçlerinin nasıl şekillendiğini görmek mümkündür. Geçmişte Ticaretin Temelleri: Eski Dönemlerden Günümüze Tarihin ilk dönemlerine baktığımızda, insanlar arası ticaret genellikle doğrudan ürün…
Yorum BırakKaraburçak (Vicia ervilia): Geçmişin Mütevazı Baklagili, Geleceğin Dayanıklı Çözümü Şöyle bir hayal edin: tarlanın kenarında sessizce duran, gösterişsiz tohumlar… Ama bu küçük taneler, binlerce yıldır kurak mevsimlerin, kıtlık yıllarının ve çiftçi aklının içinden süzülüp bugüne gelmiş. Karaburçak tam böyle bir hikâye anlatıyor. Onu ilk gördüğünüzde “sade” diyebilirsiniz; ama işin içine girince dayanıklılığıyla, toprakla kurduğu ilişkiyle ve tarım döngüsündeki rolüyle koca bir ekosistemi birbirine bağlıyor. Gelin, bu eski ama aktüel bitkiyi birlikte açalım. Karaburçak Bitkisi Nedir? Karaburçak; baklagiller (Fabaceae) familyasından, Türkçede “burçak” veya bazı yörelerde “küşne” diye de anılan Vicia ervilia türüdür. Eski kaynaklarda “Ervum” cinsi altında da geçer; halk arasında…
Yorum BırakFibromiyalji İlerleyince Ne Olur? Görünmeyen Ağrının Geçmişi, Bugünü ve Yarını Samimi Bir Başlangıç: Aynı Masada, Aynı Hikâyede Bu satırları, yıllardır bu konuda yazıp çizen birinin merakıyla değil; aynı masada oturup “Bugün nasılsın gerçekten?” diye soran bir arkadaşın içtenliğiyle yazıyorum. Fibromiyalji, bazen kelimelere sığmayan bir yorgunluk; bazen yer değiştiren, sebebi belirsiz bir ağrı. “İlerlerse ne olur?” sorusu da tam burada doğuyor: Bu hikâye zamanla nereye evrilir, hayatlarımızı nasıl dönüştürür? Kökenlere Kısa Bir Yolculuk: Ağrı Neden Bu Kadar “Yüksek Seste” Konuşur? Fibromiyalji, vücudun farklı bölgelerinde yaygın ağrı, bitmeyen bir yorgunluk, uyku bozuklukları ve “beyin sisi” diye tarif edilen odaklanma güçlüğüyle tanımlanıyor. Bilim…
Yorum BırakHilkat kelimesi, Türkçede “yaradılış” veya “doğal yapı” anlamlarına gelir. Arapça kökenli olan bu terim, özellikle edebi, dini ve felsefi metinlerde derin anlamlar taşır. Kelime, Arapça “خلقة” (ḫilḫa) kökünden türetilmiştir ve “yaratma, yaratılış” anlamına gelir [1]. — 🧬 Hilkat’in Kökeni ve Tarihsel Arka Planı “Hilkat” kelimesi, ilk kez 1387 tarihli İrşadü’l-Mülûk ve’s-Selâtîn adlı eserde yazılı olarak kullanılmıştır [1]. Bu, kelimenin Osmanlı Türkçesi’nde resmi ve edebi dilde yer bulduğunu gösterir. Kelime, zamanla halk arasında da kullanılmaya başlanmış ve özellikle doğa, insan ve varlıkların yaratılışını anlatan metinlerde sıkça yer almıştır. — 🧠 Günümüzde Hilkat’in Kullanımı ve Anlamı Günümüz Türkçesinde “hilkat” kelimesi, daha çok…
Yorum Bırak“Büyük kız kardeş” sadece bir doğum sırası değil; evin görünmez yöneticisi, duygusal tamponu, ücretsiz bakım işçisi ilan edilen kişi. Bu ünvanı romantize etmeyi bırakıp, yükün kime ve nasıl bindirildiğini konuşalım. Büyük Kız Kardeş Ne Demek? Unvanın Parıltısı, Yükün Ağırlığı “Büyük kız kardeş”, sözlükte basit: “Ailede kız çocukların en büyüğü.” Hayatta ise karmaşık: Evde krizi yöneten, kardeşlerin çevirmeni, ebeveynlerin yedeği, okulda rehber, sokakta kalkan… Bir yandan “lider” diye alkışlanır, öte yandan sınırı olmayan fedakârlığın otomatik adresi yapılır. Bu unvana övgüler düzen kültürle, bu unvanın bedelini ödeyen bireyin gerçekliği arasında köprü kurmadan “büyük kız kardeş”i tanımlamak eksiktir. Eleştirel Tanım: Romantizm Perdesini Kaldıralım…
Yorum BırakAyvalık Peyniri Nedir? Bir Sofranın ve Kalbin Hikâyesi Bazı tatlar vardır ki, sadece damakta değil; insanın ruhunda iz bırakır. İlk lokmada seni çocukluğuna götürür, ikinci de annenin mutfağını hatırlatır, üçüncüdeyse bir sahil kasabasında güneşin altında gülümsersin. İşte Ayvalık peyniri de tam olarak böyle bir tattır: sadece bir süt ürünü değil, bir hikâyedir. Bugün sana bir peynirin değil, bir yolculuğun hikâyesini anlatacağım. Kahramanlarımız ise birbirine çok benzeyen ama dünyaya çok farklı bakan iki insan: Deniz ve Ela. Bir Peynirle Başlayan Yolculuk Deniz, analitik zekâsıyla tanınan bir gıda mühendisi. Hayata stratejik planlarla yaklaşır, problemi görür, çözümü üretir. Ela ise sıcak, empatik bir…
Yorum BırakBir Tankta Kaç Asker Olur? – Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Pedagojik Bakış Eğitim, bireyin sadece bilgi edinmesi değil, aynı zamanda dünyaya bakış açısını, algısını ve düşünme biçimini dönüştüren güçlü bir araçtır. Her bireyin öğrenme deneyimi farklıdır; bu, toplumsal yapılar, kişisel deneyimler ve eğitimsel yaklaşımlar gibi pek çok faktörden etkilenir. Ancak, öğrenmenin en güçlü yönü, insanları yalnızca bilgiyle donatmakla kalmayıp, aynı zamanda onları değiştirecek güce sahip olmasıdır. Bu yazıda, “Bir tankta kaç asker olur?” sorusunu pedagojik bir bakış açısıyla ele alacak, öğrenmenin ve eğitim yöntemlerinin birey ve toplum üzerindeki etkilerini tartışacağız. Bir Tankta Kaç Asker Olur? Bir tank, genellikle savaş…
Yorum BırakHezeyan Neden Olur? Felsefi Bir Bakış Gerçeklik nedir? İnsan düşüncesinin temel sorularından biri olan bu soru, her şeyin başlangıcı gibidir. İnsanlar dünyayı anlamlandırmak için zihinsel bir yapı kurar ve bu yapı, her birey için farklı olabilir. Ancak, bazen bu yapı, gerçeklikle olan bağını kaybedebilir. Sonuç olarak, hezeyanlar ortaya çıkar. Bir filozof olarak, hezeyanların kökenlerini sorgulamak, yalnızca bireysel bir sorundan çok daha derin bir felsefi meseleyi gündeme getirir. Bu yazıda, hezeyanların neden oluştuğunu, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden ele alacağız ve bu soruya dair daha geniş bir düşünsel tartışma başlatacağız. Hezeyanlar ve Etik: Doğru ve Yanlış Arasında Hezeyan, insanların gerçeklikten sapmalarına…
Yorum BırakHemşin Deresi Nerede? Edebiyatın Suyunda Kaybolan Anlatılar Kelimenin gücü, insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana bilinçli bir şekilde şekillenen bir gerçektir. Anlatılar, toplumsal hafızanın taşıyıcılarıdır; onlar sadece sözcüklerin dansından ibaret değildir, her bir cümle bir zamanlar yaşanmış bir hayatın, kaybolmuş bir dünyanın yankısıdır. Hemşin Deresi, bu anlatılar arasında yerini alan bir simgedir. Bu derede kaybolan anlamları, edebiyatın su kenarına bırakılmış izleri gibi düşünebiliriz. Peki, bu dereceyi anlamak, sadece coğrafi bir keşif midir, yoksa onun ardındaki edebi, kültürel ve tarihsel katmanları keşfetmek midir? Gelin, bu derede kaybolmuş anlatılara dalalım. Hemşin Deresi: Coğrafyanın Edebiyatla Buluştuğu Yer Hemşin Deresi, Karadeniz’in derin ormanlarında,…
Yorum Bırak