Gölge Ne Demek Psikoloji? İnsan Ruhunun Görünmeyen Yüzü Bir insanın iç dünyasında, gözle görünmeyen ama davranışlarını yönlendiren bir bölge vardır: gölge. Psikolojide bu kavram, bilincin aydınlatamadığı, bastırılmış ya da kabul edilmeyen yönleri temsil eder. Her insanın bir gölgesi vardır; farkında olmasa bile o gölge yaşar, büyür ve zamanı geldiğinde kendini hissettirir. Bu yazı, gölge kavramının tarihsel kökenlerini, analitik psikoloji içindeki yerini ve modern psikolojideki yorumlarını derinlemesine inceler. Tarihsel Arka Plan: Gölgenin Felsefeden Psikolojiye Yolculuğu Gölge fikri insan düşüncesinde eskidir. Mitolojilerde, destanlarda ve kutsal metinlerde gölge, ruhun bir uzantısı olarak görülmüştür. Antik Yunan’da gölge (skia), ölümden sonra bile varlığını sürdüren bir…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Giderayak Şiiri Kime Aittir? Edebiyatın Dönüştürücü Gücü ve Anlatıların İzinde Bir Edebiyatçının Gözüyle: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, insanın iç dünyasını yansıtan, toplumsal yapıları sorgulayan ve zamanla değişen bir dil aracıdır. Şiir ise, bu dilin en saf hali, en derin dokunuşudur. Bir kelime, bir dize, bir imgeler silsilesi, yüzyıllar boyunca nesilden nesile aktarılırken, insanın kendini, toplumunu, dünyayı nasıl algıladığını şekillendirir. Şairlerin kullandığı kelimeler, sıradan anlamlar taşımaktan öte, duygulara, düşüncelere, zamanın ruhuna dokunan araçlar haline gelir. Bu yazının konusu olan “Giderayak” şiiri da, bu tür bir etkiyi yansıtan önemli bir eserdir. Edebiyat dünyasında, metinlerin kime ait olduğunu sorgulamak, genellikle…
Yorum Bırakmarkdown Hava Parası Hangi Yazara Ait? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Bir konuya farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, “hava parası” denildiğinde aklınıza ne geliyor? Bir roman kahramanının yaşadığı çıkmaz, bir toplum eleştirisi mi, yoksa bir iş dünyası gerçeği mi? İşte bu sorunun cevabı, yalnızca tek bir yazara ya da tek bir coğrafyaya ait değil. Hava parası kavramı hem edebiyatta hem de günlük yaşamda, kültürden kültüre değişen anlamlarla karşımıza çıkıyor. Kavramın Kaynağı ve Edebiyata Yansıması “Hava parası” denildiğinde Türk edebiyatında akla gelen en belirgin eserlerden biri Orhan Kemal’in Hava Parası adlı öyküsüdür. Yazar, bu kavramı toplumsal eşitsizlikleri, hayatın adaletsiz…
Yorum BırakHamd Etmek mi Şükretmek mi? Ezberleri Bozan Bir Yüzleşme Hamd, şükürden geniştir: şükür nimete yönelirken, hamd nimet olsun olmasın vereni övmektir. Bu ayrımı silikleştirmek, inanç dilini yoksullaştırır. Bu yazıya açık bir iddiayla giriyorum: “Hamd etmek” ve “şükretmek” aynı şey değildir; ikisini birbirine karıştırdıkça hem düşüncemiz hem de duamız yüzeyselleşiyor. Bugün, bu iki kavramı birbirine eşitleyen konforlu ezberi bozmak; nerede eksik, nerede tartışmalı, nerede tehlikeli yanlara savrulduğumuzu cesurca konuşmak istiyorum. Rahatsız olmaya hazırsanız, başlayalım. Hamd ve Şükür: Kısa Tanım, Büyük Fark “Hamd” bir övgüdür: değeri bizzat kendinden geleni, kusursuzluğu ve hikmeti sebebiyle övmektir. Nimet gelse de gelmese de yönü değişmez. “Şükür”…
Yorum BırakEla Göz Rengi Nasıl Olur? Tarihin Işığında İnsan Gözünün Değişen Renkleri Giriş: Bir Tarihçinin Gözünden İnsanlığın Renkli Mirası Tarih, yalnızca savaşların, kralların ya da imparatorlukların hikâyesi değildir. Aynı zamanda insanın doğayla ve kendi bedeniyle kurduğu ilişkinin de tarihidir. Bir tarihçi olarak bazen en küçük ayrıntıların —örneğin göz renginin— bile uygarlıkların izlerini taşıdığını fark ederim. Ela göz rengi bu anlamda, yalnızca bir genetik birleşim değil; insanlığın binlerce yıllık karışımının, göçlerin, kültürel temasların ve toplumsal algıların da sessiz tanığıdır. Bu yazıda “Ela göz rengi nasıl olur?” sorusunu tarihsel bir perspektifle ele alarak, biyolojiden öteye geçen bir hikâyeyi birlikte keşfedeceğiz. Ela Gözün Biyolojik…
Yorum BırakDeterminizmi Kim Savunur? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik Analiz Bir Sosyolojik Bakış: Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Toplum, bireylerin düşüncelerinden, davranışlarından ve eylemlerinden daha fazlasıdır; toplumsal yapı, çoğu zaman bireylerin seçimlerini belirler. Bir sosyolog olarak, insan davranışlarını sadece bireysel özgür iradeyle açıklamak benim için yetersizdir. Toplumsal yapılar, normlar ve değerler, bireylerin hayatta nasıl bir yol izleyeceğini büyük ölçüde şekillendirir. Fakat, bu yapılar nasıl bir denge kurar ve bireylerin seçimlerinde ne kadar etkili olur? İşte bu noktada determinizm devreye girer: Toplumsal yapılar ve bireyler arasındaki ilişki, çoğu zaman belirli bir düzende işler ve her eylem, bir öncekilerin kaçınılmaz…
Yorum BırakAkrabalık Çelebi Ne Demek? – Kökler, Anlamlar ve Modern Dünyadaki Yankılar Bazı kelimeler vardır, sadece anlamlarıyla değil, taşıdıkları kültürel titreşimle de insanın içine işler. “Akrabalık Çelebi” ifadesi tam olarak böyle bir şey. İlk duyduğunda insanın kulağında hem eski zamanların zarafeti hem de bugünün karmaşık ilişkiler ağı yankılanır. Peki gerçekten ne anlama geliyor bu ifade? Ve neden bugün bile bu kadar derin bir çağrışım gücü var? Akrabalık Kavramının Derin Kökleri Akrabalık, insanın tarih boyunca kurduğu en eski bağlardan biridir. Klanlar, kabileler, aşiretler… Hepsi bu kavramın etrafında örülmüştür. Ancak “akrabalık” sadece kan bağı demek değildir; aynı sofraya oturmak, aynı acıyı paylaşmak, aynı…
Yorum BırakHalka Hangi Diziden Uyarlama? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Analiz Diziler, çağımızın en etkili kültürel araçlarından biri haline geldi. Hem küresel hem de yerel ölçekte yayılan içerikler, toplumların değerleri, beklentileri ve anlatı tarzlarına göre şekilleniyor. Peki, bu dizilerden birinin yerel bir uyarlamaya dönüşmesi, izleyiciye ne tür bir anlam taşıyor? Özellikle “Halka” gibi bir dizinin farklı kültürlerdeki uyarlamaları, bize sadece bir hikaye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda toplumların farklılıklarını ve benzerliklerini de gözler önüne serer. Hadi, birlikte bu soruyu birkaç açıdan ele alalım. Küresel Perspektiften Halka “Halka” (The Ring) serisinin küresel başarısı, onun kültürler arası geçerliliğini ve evrenselliğini gösteriyor. Japonya’da doğan bu…
Yorum BırakHepimiz tarih kitaplarında “Haçlı Seferleri” hakkında okuduk, ancak bugünün dünyasında, Haçlıların amacı gerçekten neydi? Geçmişteki bu büyük askeri harekâtlar, sadece dini bir hedefi mi izliyordu, yoksa başka daha derin amaçlar mı vardı? Şimdi, geleceğe bakarken, Haçlıların geçmişteki amacı, bugünün dünyasında nasıl yankı uyandırıyor? Hadi gelin, bu soruyu birlikte masaya yatıralım ve Haçlıların gerçek amacını, toplum ve dünya üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu, belki de daha fazla düşünmemiz gereken yönleriyle keşfedelim. Haçlıların Amacı Nedir? Bir Strateji Mi, Yoksa Daha Derin Bir Anlam Mı? Haçlı Seferleri, Orta Çağ’ın en belirgin olaylarından biriydi. İlk bakışta dini bir mücadele gibi görünse de, bu savaşların…
Yorum BırakSiyasetin gözeneklerinden sızan hikâyeleri seviyorum: Bir ülkenin başkentinde gece yarısı oturumları, kameraların önünde sakin ama içeride nabzın hızlandığı anlar… Bu yazıda, günlük dilde sıkça geçen ama yazımı konusunda küçük tereddütler yaratabilen şu soruyu netleştirelim: “Senato nasıl yazılır?” Hem dilbilgisi hem de gerçek dünyadan örneklerle, sıcak ve anlaşılır bir rehber hazırladım. Senato nasıl yazılır? “Senato” Türkçede tek kelime ve ince e ile yazılır: senato. Cümle içinde sıradan bir kurum adı gibi genel anlamda kullanılıyorsa küçük harfle, belirli bir kurumu işaret ediyorsa büyük harfle yazılır: Genel: “Birçok ülkede senato ikinci meclistir.” Belirli kurum: “ABD Senatosu bugün oylama yaptı.” Türk Dil Kurumu yazımı…
Yorum Bırak