İçeriğe geç

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı ?

Değerli Ozdoganpromosyon okurları, bu makalemizde “Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? Kayseri’de bir gecenin içinde değişen hayat

O gece Kayseri’de hava garip bir şekilde sessizdi. Sanki şehir bile nefesini tutmuş gibiydi. Annemin mutfaktan gelen hafif çay sesi dışında evde hiçbir şey hareket etmiyordu. Ben masada oturmuş, günlüğüme yarım kalmış cümleler yazıyordum. Sonra telefon çaldı.

Arayan ablamdı. Sesi ilk kez bu kadar titrek gelmişti.

“Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı, biliyor musun?” dedi.

O an kelimenin ağırlığını hissettim. 600. Rakam olarak bile fazla büyük duruyordu. İçimde bir şey sıkıştı. Çünkü bu soru bir internet araması değildi; bir panikti.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? O anki çaresizlik hissi

Telefonu kapattıktan sonra birkaç saniye olduğum yerde kaldım. Ne yapacağımı bilemedim. İnsan böyle anlarda bilgiden çok duygularıyla hareket ediyor.

Ablamın sesi hâlâ kulağımdaydı. “Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı?” diye sorarken aslında yardım istemiyordu sadece, sanki bir çıkış yolu arıyordu.

Evde herkes birbirine bakıyordu. Annem dua etmeye başlamıştı bile. O an Kayseri’nin soğuk gecesi daha da ağır geldi. Sanki duvarlar üstüme kapanıyordu.

Sonra aklıma hastaneye gittiğimiz o eski gün geldi. Dedemin şekerinin yükseldiği gün… O zamanlar ne kadar küçüktüm ama o panik hissi hiç gitmemişti.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? Acil durumun anlamı

Bu seviyeler tıbbi olarak oldukça tehlikeli kabul ediliyor. Çünkü genelde vücut artık dengeyi kaybetmiş oluyor.

Ama o gece benim için bu bir “değer” değildi. Bu, ablamın titreyen sesi, annemin hızlı nefes alışı, babamın sessiz ama sert adımlarıydı.

İçimden sürekli aynı şey geçiyordu:

“Ya geç kalırsak?”

Bu düşünce insanın içini kemiriyor. Zaman normal akmıyor artık. Her dakika uzuyor.

Hastaneye gidiş: Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı sorusunun gerçek cevabı

Arabaya bindiğimizde Kayseri sokakları bomboştu. Camdan dışarı bakarken ışıklar bulanık görünüyordu. Sanki şehir de bizimle birlikte hızlanıyordu.

Ablam arka koltukta sessizdi. Sadece elini tutuyordum. Eli soğuktu.

“Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı?” diye bir kez daha içimden geçirdim ama artık cevabın kitaplarda değil, acil serviste olduğunu biliyordum.

Hastaneye vardığımızda ışıklar gözümü aldı. O beyaz ışıklar bana hep umutla korku arasında bir yer gibi gelir.

Hemşireler hızlı hareket ediyordu. Bir şeyler soruyorlar, ölçüyorlar, not alıyorlardı. O an hiçbir şeyi tam anlamıyordum ama tek anladığım şey şuydu: zaman kritikti.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? Doktorun ilk cümlesi

Doktor geldiğinde yüzü sakindi. Bu sakinlik beni hem rahatlattı hem de daha çok korkuttu.

“Şeker 600 ciddi bir durum,” dedi.

O an içim çöktü. Ama sonra devam etti:

“Kontrol altına alacağız.”

Bu cümleye tutundum. Sanki biri beni suyun içinden çekip çıkaracakmış gibi hissettim.

Ablam sedyeye alındı. Serum bağlandı. O an ilk kez umut hissettim ama bu umut kırılgan bir şeydi.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? Beklemenin ağırlığı

Beklemek… En zor kısmı buydu.

Koridorda otururken duvarlara bakıyordum. Saat ilerlemiyordu sanki. Annem sürekli aynı cümleyi tekrar ediyordu: “İnşallah bir şey olmaz.”

Babam ise sessizdi. Onun sessizliği evde her zaman ciddiyet demekti.

Telefonumu çıkardım ama elim titrediği için bıraktım. Hiçbir şey okumak istemiyordum. Çünkü her bilgi daha fazla korku demekti.

Kendi kendime tekrar ettim:

“Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı?”

Ama artık cevabın teknik değil, insan olduğunu anlamaya başlamıştım. Müdahale, hız, doğru ekip…

İlk sonuçlar: Küçük bir umut ışığı

Bir süre sonra hemşire çıktı.

“Değerler düşmeye başladı,” dedi.

O cümle… O cümle gerçekten bir nefes gibiydi. Annemin gözleri doldu. Ben fark etmeden gülümsedim.

Ama hâlâ bitmemişti. Bunu içten içe biliyordum. Çünkü böyle durumlar bir anda çözülmüyor, yavaş yavaş toparlanıyordu.

Ablamı görmek için içeri aldıklarında yüzü solgundu ama bilinci yerindeydi. Gözlerini açıp bana baktığında “korktun değil mi?” dedi.

Başımı salladım. “Çok.”

O an içimde tuttuğum her şey çözüldü.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? Sonraki günün sessizliği

Ertesi gün Kayseri’nin sabahı daha farklıydı. Sokaklar yine aynıydı ama ben aynı değildim.

Ablam hastanede gözetim altındaydı. Yanına gittiğimde elinde serum vardı ama gülümsüyordu.

“Beni abartmayın,” dedi hafif bir şakayla.

Ama biz abartmamıştık. Sadece korkmuştuk.

O gün onun yanında otururken düşündüm: İnsan sağlığını kaybedince zaman başka bir şeye dönüşüyor. Daha yavaş, daha ağır, daha gerçek.

Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı? Öğrendiklerim

Bu olaydan sonra aklımda kalan şey sadece tıbbi bilgiler olmadı. Asıl kalan şey duygular oldu.

Panik insanı felç edebiliyor

Hızlı hareket etmek hayat kurtarabiliyor

Sessizlik bazen en yüksek çığlık oluyor

Ve en önemlisi: erken müdahale çok şey değiştiriyor

Ama bunların hepsini bir gecede öğrenmek… ağır bir şey.

Kayseri’ye dönüş ve içimde kalan his

Hastaneden eve döndüğümüzde Kayseri hâlâ aynıydı. Ama ben değişmiştim.

O gece günlüğüme uzun uzun yazdım. Ellerim titreyerek.

“Şeker 600’e çıkarsa ne yapılmalı?” diye başladığım cümle, aslında bir korkunun hikâyesine dönüşmüştü.

Ama sonunda bir şey daha yazdım:

“İnsan bazen en çok korktuğu anda en çok öğreniyor.”

Çünkü o gece sadece bir sağlık durumunu değil, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu da görmüştüm.

Ve o kırılganlık içinde bile bir şey vardı: umut.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
betexper giriş